08 Şubat 2010 Pazartesi

Ş İ İ R



YOL


Hayallerim,düşlerim,umutlarımla
Yine senin yolllarındayım bu gece.
İçimde koca bir dünya seninle dolu.
Her an görebilmek için seni,
Bekleyemem bir ömür boyu.

Yine yollarındayım bu gece.
Soğuk ta değil, sıcak ta ;
Islak ta değil , kuru da ...
Bir kez gölgene sığınmak için,
Kaybetsem de kendi gölgemi,
Yine yollarındayım bu gece.

Ürkek,bölünmüş adımlarım
Neden hep senden yana?
Bir yudum bir tutam
Sevgi ve dostluk için;
Neden bütün yollar sana çıkıyor,
Neden son durak hep sen de bitiyor?


Jivago - 12.3.1989

02 Şubat 2010 Salı

Ş İ İ R




D E N İ Z


Dalgalar habire vurdu kıyıya
Dalgalar habire vurdu kayaya
Sonra deniz sütliman
Ay ışığı üstünde gecenin
Ağırlığı yılların
Omuzlarında kayanın
Kıyı rahat
Kaya rahat

Dalgalar habire vurdu kıyıya
Dalgalar habire vurdu kayaya
Her vuruşta bir parçasını
Alıp götürdü kayadan
Sonra deniz sütliman
Ay ışığı üstünde gecenin
Kıyı rahat
Kaya rahat

Sonra
Günlerden bir gün
Bir bomba düştü kayaya
Deniz durdu
Kuşlar sustu
Doğa dondu

Koca kaya
Can çekişirken
Kum haliyle
Son sözüydü
'' Deniz ''


Jivago - 28.10.2007

30 Ocak 2010 Cumartesi

ŞİİİR



BOĞAZ'IN EN GÜZEL KIZISIN


Boğazın en neşeli kızıydın sen.

Arkadaşlarının gözbebeği,

Delikanlıların aşık olduğuydun sen.

Öğretmenlerinin gözdesi,

Teneffüslerin kahkahasıydın sen.

Uzun boyunla sporu

En iyi yapandın sen.

Boğazın martıları kadar

Özgür ve beyazdın sen.

Hafta sonları piyasada salınırken

Herkesin başını döndürendin sen.

Cumhuriyet sevdanla

çağdaş kadınlara örnektin sen.

En güzel dutları seçen,

komşularıyla paylaşandın sen.

Yaşlanmadan yıllara gülerek

iki erkek evladı olandın sen.

Mutfağın sihirbazı

yemeklerin yaratıcısıydın sen.

Zora düşene önce koşan

dertleri paylaşandın sen.

Yani yılların eskitemediği

boğazın en güzel kızısın sen.


Jivago -29.1.2010

28 Ocak 2010 Perşembe

Ş İ İ R




GÖRMEDEN DE YAZILIR


Sana yazılmış bir şiirdir bu.
Kötü bir şair olarak
Yinede sana özel bir şiirdir bu.

Tanımadan dokunmadan
Nasıl yazıyorsun diye
Sakın sorma bana
Görmeden de yazılır.

Ve incitmeden
Senin gibi (özel) biri
Sayfalar dolusu
Sana nasıl anlatılır
Bir bilebilsen.

Bir kez olsun gecikmeden
Sonuna kadar gidebilsem
Yarım kalmadan bu şiiri
Senin için bitirebilsem.

Jivago - 27.1.2010

27 Ocak 2010 Çarşamba

Ş İ İ R




E Y L Ü L

Eylüldü;
Bir sabah uyandınız.
Tekneler balık içinde,
Gökyüzünde martılar.
Dışarıya çıktınız.
Yürüyordunuz,yalınayaktınız.
Rıhtıma doğru gittiniz.
Balık kokuyordu sokak.
Bir akşamcı serseri musallat oldu,
Siz güldünüz;
İzmariti attı,şaşırdı,gitti.
Denize baktınız,gazinolara da;
Kayıklar,çocuklar,ağaçlar vardı.
Resim çekmek geçti içinizden.
Balık tutan bir çocuğu seyrettiniz.
Bir kız çocuğu
Deniz kabukları topluyordu.
Siz yanına gidince,
Denizin içi gıcıklandı.
Deniz oluverdiniz
Peri oluverdiniz.
Öyle karıştınız ki ortama,
Kedileri sevdiniz.
Büyük ağaçlar
Büyük rüzgarları sever;
Kumsalda ki meltem çocukları sevdiniz.
Sonbahara doğayı soruyordunuz.
Halbuki doğa sizdiniz.
Ihlamur ağaçlı sokaktan
Yavaş geçtiniz.
Güzel kokuları içinize çektiniz.
Bir tatlı serap gördünüz.
Çeşme'de yüzmek istediniz.
Karnınız acıktı,eve döndünüz.
Yoga yaptınız.
Antalya'lı güzel denizkızına
Selam gönderdiniz.
Biliyor musunuz;
Sonbahar da bir başka güzeldiniz.
Ve aşk kokan
Bir eylül kızıydınız.

Jivago - (eylül 2007)

(Sevdiğim bu şiirimi
Zeynep Hanımın
'Gülümse' yazısına
vermiştim.)






23 Ocak 2010 Cumartesi

AÇMAYAN KARDELEN GİBi



sen dura dura unutmuşsun kendini
bu yüzden kendine akan ırmaksın
düşlerinle tamamlanan eksiğin
bunu bir sen bilirsin
yalnızlık sinmiş ten kokuna
yorgun küçük ellerin fabrika atığı
kar buğulu gözlerin örselenen
yalnızlık soğuktur gecesi
ayaz kış fırtınası
açmayan kardelen
gibi...


jivago





22 Ocak 2010 Cuma

İlginçlik Mim'i





İLGİNÇLİK MİM'İ


Blog arkadaşım Sünter Hanımefendi bana bir mim gönderme lütfunda bulunmuşlar.Buradan kendilerine sonsuz şükran ve onur duygularımı iletiyorum.


Benim 7 ilginç özelliğimi yazmamı istemişler.


Düşünüyorumda pek ilginç sayılabilecek özelliğimi bulamıyorum.Ben bulamıyorum da,belki başkaları ilginç bulabilir diye sıralıyorum :


1)1958 yılının mart ayında İstanbul'un Pendik ilçesine dünyaya gelmişim.Devlet yurtlarında,yatılı okullarda,liseyi Ankara'da bir vakıf kolejinde,üniversiteyi İstanbul'da okudum.Başımdan 4 evlilik geçti.İki kız,bir erkek çocuk babasıyım.


2)Üniversite diplomasını boynuma geçirip,yapmadığım iş kalmadı.Denizi sevdiğim için,uzun yol yük gemilerinden tutun,Kapalıçarşı'da hanutculuk,sokaklarda işportacılık gibi işlerden sonra,çok yakın bir arkadaşımla kendi şirketimizi kurduk.Bağkur'dan emekli olduktan sonra,bir pazarlama firmasında çalışıyorum.


3)Pilavın üstüne barbunya karıştırmam arkadaşlarım tarafından çok yadırganır.

Çorba,zeytin,pasta ve ekmek en sevdiğim yiyeceklerdir.


4)Motorsikletlere olan düşkünlüğüm ilginçse,eh onu da yazayım.Son motorsikletimi,2 sene önce grip olduğum bir dönemde ortağım zorla sattı.Paranın üstüne konarakta kazık attı.Olsun,o kardeşten öte kardeştir bana.Yaptığı iyiliklerin yanında devede kulak kalır.


5)Ankara ve Gaziantep'de ikametgah ediyorum.Ankara'da bir arkadaşın evinde,Gaziantep'de kayınpederimin evinde kalıyorum.


6)Ramazanlarda sigara krizine girdiğimden kimse yanıma yanaşamaz.Aşırı sinirli ve saldırgan olurum.(normalde olmadığım halde)


7)Bazı konularda kötü takıntılarım vardır.Örneğin diş macunun ortadan sıkılması,eşyaların ve tabloların eğri durması,horlayan insanların ayak parmağına ip bağlayıp uyandırma (yatılılıktan gelen alışkanlık),ağız şapırtatarak yemek yiyen insanlar.(bu yüzden Çin'de bir lokantada pilav yiyen bir Çinlinin kafasına tabağı boşaltmıştım)


Umarım zatalimi biraz tanımışsınızdır. Link vermesini bilmediğim için kimse kusura kalmasın.


EBRULİ ve Sufi Saja mim'liyorum.

Saygılarımla,