18 Temmuz 2017 Salı

SÖYLEYEMİYORUM






SÖYLEYEMİYORUM


Nerede olduğumu
ne yaptığımı 
soruyorsan;
Biliyorsun en güzel yanıtım
yine susmak. 
Gidip gelmelerimle
geride bıraktığım
bu yorgun şehirler
ve çığlığıdır 
birlikte kardeşliğimizin.



Gece karanlık zifirî geceyle
örtünüyor.
Neden sabah geç doğuyor gözlerimde?
Ve neden ölüm çığlıkları ?..


Bırakmadılar
parçalandığımız 
günleri, 
kırık
saatleri
ve esir
yüreklerimizi.


Bunlar ne anılarımda canlanan beyaz kuşlar, 
ne de 
nesilden nesile akandır.
Paramparça yüzlerdir bunlar.


Ağlayan çocuklar
kırlarda, 
analara vuran gözyaşı
parmaklıklarıdır
itelenmiş hayalimizde
ve toprağa düşen kan damlalarıdır.
Yiten akşamın 
siyahıdır.
Kızartır nehirleri hüzünlü kanımızda.


İşte gökyüzü
ve işte beyaz güvercinler,
sevdiğimiz her şey 
özgürlüğün ufkunda
asılı ovaların.


Neden geçiyor boşa zaman
anlat bana
Dicle,Fırat ?


Kızıl akan sularda
o kadar çok ki ölümüz 
ve güneş önüne setler 
çekilmeden önce hepsi kardeştiler.
Ve o kadar çok ki söylemek
istediklerim.
Söyleyemiyorum.

---

Mehmet Osman Çağlar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder