24 Mayıs 2016 Salı

Nostaljik günlerin çöküşü





"Ovaları sevmeyen, bir 'dağ tırmanıcısı' olan Gezgin belleksizdir: hiçbir şey tutmaz belleğinde" diye bir yazı okudum geçenlerde. Düşününce, gerçekten doğru bir betimleme. 

---

İki gün önce, sabahın erken saatlerinde kalkıp, birkaç dostla Mersin'in yaylalarına çıktık. Uçsuz bucaksız dağları, tepeleri, ovaları sessizce seyredip, yürüyüş yaptık. Sizi bilmem ama doğayla bütünleşmek, oksijen dolu havayı solumak bize çok iyi geliyor ve sık sık yapıyoruz bunu. Yüksekçe bir dağın eteklerinden tırmanışa geçtik. Elbette dorukları fethetmek değildi maksadımız, fethedilmeyi bekleyen onlarca şey varken... Oysa biz, o muhteşem doğa görseli içinde zaman tünelinin içinden geçerek, Ankara Kızılay'a yolculuk yaptık. 1960'larda, ki yedi yaşındaydım, her gece ellerinde meşale ile gösteri yaparak "özgürlüğü"nü arayan, haksızlığa karşı kendilerini siper eden gençleri anımsamama izin verdi belleğim. Yanımdaki dostlara anlattım.

Nostaljik günlerin çöküşünü, eşanlamlı olguların reddini, göstergelerin mantığını yıkan, düşünce kiplerini birbirine karıştırıp imlere bağımlı olmayı ve "bilinç"in gelişini engelleyen bu yabancılaşmanın anlamını konuştuk uzun uzun... hem de "GEZİ OLAYLARI" yıl dönümüne bir hafta kala...


Birazdan pembe dizim başlayacak -televizyonda-, izninizle dostlar...

Mehmet Osman Çağlar
23 Mayıs 2016

6 yorum:

  1. Umutlarımızın hiç kaybolmaması dileğimdir..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilekleriniz, benim de dileklerimdir...

      Sil
  2. Zaman zaman dağlara küçük ziyaretler insana iyi geliyor gerçekten. Bazen bir sis perdesinin ardında geçmişe bir yolculuk yapmayı sağlıyor. Bazen de uçsuz bucaksız bir bakış açısı sunarak özgürlük duygusunu tattırıyorlar.
    Kentlerin karmaşasında boğulmuş insanlara taze bir nefes sunuyor, soluk almayı kolaylaştırıyorlar.
    "Gezi Olayları" bir efsane gibi kalacak belleklerde. Belki gün gelecek, yaş aldıkça gençler birbirine anlatacak henüz dün gibi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin de yazın yayla ziyaretlerinizi biliyorum Makbule Hanım. Doğayla baş başa kalıp, bütünleşmek ve özgürlük duygusunu yeşillikler içinde olabildiğince solumak gerçekten insana çok iyi geliyor.

      Toplum, her konuda çok rahatsız, et kemiğe dayanmış durumda, bu açıdan "Gezi Olayları" ruhunun tekrar canlanması ve direnişe dönüşmesi dileklerimle... Esen kalın.

      Sil
  3. Toplum olarak birbirimize yabancılaşmak artık sıradan kavramlar arasına girdi.Varız ama yokuz.Biriz ama değiliz.Birey olarak yetiştirmeye çalıştığımız evlatlarımızdan yanadır endişem.Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuza katılıyorum. Bu yabancılaşma uzun süredir yapılmakta olan psikolojik bir savaşın sonucudur. Sevgilerimle

      Sil